TOZ ÖLÇÜMÜ VE TOZ HARİTASI

Toz Ölçümleri, Tozla Mücadele Yönetmeliği, NIOSH (Ulusal Mesleki Sağlık ve Güvenlik Enstitüsü),OSHA (Mesleki Sağlık ve Güvenlik Kurumu) gibi Ulusal ve Uluslararası mevzuatlardan yararlanılarak, konusunda uzman personellerimiz tarafından gerçekleştirilmektedir.

DENEY ADI DENEY METODU
İŞ YERİ ORTAMI TOZ ÖLÇÜMÜ CEN 16013-3
Toz Ölçümü

TOZ NEDİR? TOZUN ETKİLERİ? TOZ ÖLÇÜMÜ NERELERDE YAPILIR? TOZ ÖLÇÜMÜ NEDİR? TOZ ÖLÇÜMÜ NASIL YAPILIR? ÇALIŞMA ORTAMINDA YAPILAN TOZ ÖLÇÜMÜMÜNÜN İNSAN SAĞLIĞINA VE İŞ RANDYMANINA FAYDASI NEDİR?


TOZ NEDİR?

TOZ, çeşitli büyüklükteki katı tanecikler için kullanılan genel bir sözcüktür. Toz daima hava veya başka bir gaz içinde karışım halinde bulunur. Bu tür tozların tane büyüklüğü genellikle 300 mikronun altındadır. Özgül ağırlığı az olan maddelerde bu tozların büyüklüğü 1 mm ye kadar çıkabilir. İnsanların bulunduğu ortamlardaki istenmeyen toz Görüş sahasını azaltmakta, çalışanları rahatsız etmekte,iş randımanını düşürmekte olup en önemlisi bu tozlar meslek hastalıklarına sebep olmaktadır. Solunum yoluyla akciğerlerdeki alveollere kadar ulaşan bu tür toz türleri orada birikerek pnömokonyoz denilen toz hastalığı grubuna sebep olan tozlardır; ve bu tozların tape büyüklükleri 0,5-5 mikron arasindadir.

Toz, tarih boyunca insan sağlığını olumsuz etkilemeye devam etmektedir. İnsanlar da uzun yıllardan beri tozun farkında olup toz ile mücadele etmektedirler. Bu arada Büyük Tıp Bilgini İbni Sina’nın EĞER TOZ OLMASAYDI İNSAN ÖMRÜNÜN 1000 SENE OLMAMASI İÇİN HİÇBİR SEBEP YOKTU sözünü hatırlamak yerinde olur.Tozun insan ömrünü kısalttığını değerli Bilgin’in sözündende anlayabiliriz.

Ülkemizde, işyerlerinde, tozdan sık sık şikayet edilmektedir. İlk fark edilen meslek hastalığı sebeplerinden biri de tozdur.

Çeşitli iş kollarında toz problemi ile karşılaşılmaktadır. Toza sebep olan işler çok çeşitlidir. Daha doğrusu toza sebep olmayan iş yoktur. Toza sebep olan iş kollarını tozluluk yönünden az toz çıkaran ve çok toz çıkaran yerler diye düşünmek daha doğru olur.

Toz, insanlara, solunum sistemi ile akciğerlere yerleşerek ve kana karışarak olumsuz olarak etkilemekte, meslek hastalıklarına sebep olmaktadır.

TOZ ÖLÇÜMÜ NERELERDE YAPILIR?

Kömür, tahta, ağaç, tahıl, mineraller, metaller, cevherler, maden ocaklarından çıkarılan taşlar gibi maddelerin elde edilmesi, taşınması, doldurulma ve boşaltılması, torbaların delinmesi, parçaların taşlanması, püskürtülmesi, öğütülmesi, ve bunlara benzer pek çok işler sonucu meydana gelen tozların ve bu işlemlerin yapıldığı endüstri alanlarında toz ölçümünün periyodik olarak akredite kuruluş olan laboratuvarlar tarafından toz ölçümü metotlarınca kontrol ettirilmesi gerekmektedir.

Firmamız tarafından toz ölçümleri gravimetrik yöntem ile toz ölçümü ve istendiği taktirde de ışık saçılımlı fotometre vasıtası ile toz ölçümü şeklinde yapilmaktadir.

Toz (Partikül) Ölçümü Nedir? Toz (Partikül)Ölçümü Nasıl Yapılır?

Toz Ölçümü Nedir?

Toz ve partiküller doğanın ve insan yaşamının olmazsa olmazlarıdır. Yaşadığımız her yerde gözle görsek de görmesek de tozlar yaşamımızın bir parçasıdır. Ancak bulunulan ortamlarda toz ve partiküllerin yüksek olması insan sağlığını etkilemektedir. Kimi insanların toza karşı alerjisi vardır. O yüzden bulunulan ortamlarda toz ölçümleri yapılması gerekmektedir. Toz ölçümleri bulunulan ortamda olan tozun ölçülme işlemine denir. Tozun ölçülme işleminde kullanılan belli cihazlar vardır. Bunlar değişiklikler gösterebilmektedir.

Toz ölçümü nde temel aletler şunlardır:

Konimetre, Filtreli aletler, Gravimetre, Isısal çökeltici, Tindalometre, Elektrostatik Presipitatör, Radyasyon Dedektörü

Yüzeysel Toz Ölçümü Cihazları(Toz Kovaları)

Bu cihazlar ölçüm yapılacağı yere doğru kullanılması gereken cihazlardır. Her cihazın farklı toz ölçüm parametreleri vardır.Bu çalışmalarda yani toz ölçümlerinde öncelikli olarak tozlar sınıflandırılmaktadır. Tozlar temelde 6 gruba ayrılır. Kansorejen toz, zehirli, patlayıcı toz, az zararlı toz, radyoaktif toz ve fibrojenik toz olarak sınıflandırılabilir. Tozlar bu biçimde sınıflandırıldığından toz ölçümleri de yapılırken bu analizler gerçekleştirilmektedir.Tozlar bulunulan yere göre değişmektedir. Örneğin kömür işletme tesisinde olan tozlar ile ev ortamında ya da talaşlı imalat yapılan ortamda olan tozlar birbirinden tamamen farklıdır. Bulunulan ortama göre de toz yoğunluğu ve tozun yarattığı zararlar değişmektedir.

Toz Ölçümü nde Uygulanan Temel Yöntemler ise şunlardır:

  • Gravimetri yöntemi ile toz ölçümü
  • Radyometri / ß Işını Absorbsiyonu yöntemi ile toz ölçümü
  • Reflektometri / Siyah Duman yöntemi ile toz ölçümü
  • Nefhelometri / Işık kırınımı yöntemi ile toz ölçümü
  • Piezoelektrik terazi yöntemi yöntemi ile toz ölçümü

Bu yöntemlerde tıpkı cihazlar gibi tozun bulunduğu yere göre değişiklik gösteren toz ölçüm yöntemleridir. İlk üç toz ölçüm yöntemi hakkında basitçe örnekler vermek gerekirse;

Gravimetri İle Toz Ölçümü Yönteminde: Yapılan iş sonucunda tozuma meydana geldiği anlaşılan tozlu ortamda veya başka bir ifade ile bulunulan kapalı ortamda 8 saat devamlı numune alınarak, ortamdaki tozlu hava akülü bir sistemle sürekli emilmektedir. (Akülü sistem ortamdaki tozu bir pompa yardımı ile emmektedir.) Bu cihaz daha çok az zararlı tozların olduğu toz yönünden daha steril ortamlarda kullanılmaktadır ve toz çapı 6 mikrondan aşağı olan tozları emmektedir. Kendisi emilen toz ile boş iken (tozsuz) yapılan tartım sonuçlarının farkını alarak ortamdaki toz ölçümü gerçekleşmektedir.Burada bulunan toz mg/m3 cinsinden hesaplanarak Tablo 1.de verilen tozla mücadele yönetmeliği EK-1 toz sınır değerleri tablosundaki ilgili toz sınır değeri ile karşılaştırılarak toz ölçüm raporunun sonuç kısmına not edilir.

Radyometri / ß Işını Absorbsiyonu Yönteminde: Burada ise radyoaktif tozlar ölçülmektedir. Partiküler bir filtre üzerinde tozlar toplanmakta ve üzerine ß Işınları gönderilmektedir.

Reflektometri / Siyah Duman Yönteminde ise kullanılan bu cihaz ile partikül yüklü filtrelerin koyuluğu karbon içeriğinin ölçümü olarak yorumlanmaktadır. Siyah duman yönteminde ise adı üzerinde olduğu gibi ortama gönderilen siyah duman ile yapılan toz ölçüm biçimidir bu yöntem sadece evlerde eğer kömürlü ısınma sistemleri var ise kullanılmaktadır. Aksi halde toz ölçüm yöntemi olarak kullanılmamaktadır.

Yapılan tüm toz ölçümleri çevre ve iş güvenliği mevzuatına göre yapılmaktadır.

Toz (Partikül)Ölçümü Nasıl Yapılır?

Toz, insan sağlığını olumsuz etkilediği gibi, bu tozlar pek çok akciğer hastalığının ortaya çıkmasına da neden olur.Hatta kimi zaman ölümlere kadar giden rahatsızlıkların ortaya çıkmasında baş rol oynayan toz zerrecikleri, hiç şüphesiz insan ömrünün kısalmasında en etkin rol oynayan unsurlardır. Toza maruz kalma sonucu Pnömekonyoz olarak adlandırılan meslek hastalıkların ciğerlerde neden olduğu onlarca türü bulunan ve hem yaşam kalitesini hem de ömrün bereketini düşüren bu hastalıklardan korunabilmenin en etkili belki de tek yolu olan toz maskeleri bu noktada devreye girmektedir. Kömür, ağaç, mineral, tahıl ve diğer madenlerin çıkartılması, işlenmesi esnasında ortaya çıkan toz tanecikleri ve insan sağlığına büyük zararı dokunan toz zerrelerinin solunum yolu ile ciğerlere yerleşerek geri dönüşü olmayan tahribatlar yapmasına sebep olmaktadır.

Bu toz taneciklerinin büyüklükleri 0,5 ile 5 mikron arasında olup, toz zerrelerinin insan sağlığı için büyük zarar teşkil ettiği, bunun altı yada üstündeki değerlerin bir şekilde vücuda girmesi yada atılması ilahi sistemle sağlandığı çalışmalarla ortaya çıkmaktadır; maskelerin hedef kitlesini bu sıfır beş ile beş arasındaki tepe büyüklükleri oluşturmaktadır. Yukarda saydığımız maddelerin işlenmesi esnasında yapılan; taşlama, öğütme, püskürtme, doldurma ve boşaltma gibi yapılan eylemler sonucunda açığa çıkan toz zerrelerinin yaratacağı zararı asgari seviyeye çekip, alanlarda doğru toz maskelerinin tercihleri yapılmasında toz oranının ölçümü son derece önemlidir.Toz ölçümleri özel cihazlar ile işinde uzman kişiler tarafından yapılması gereken bu işlem, doğru filtrasyon sistemine sahip toz maskelerinin kullanılarak dezavantajları minimuma indirgeme adına hayati öneme sahiptir.

Üretim sektörleri ve özel isletmelerde toz ölçümleri doğru tekniklerle tecrübeli ellerde yapılmalıdır. Toz (partikül) çapı 0.3, 0.5, 1, 3, 5, 10 µm olan tozlar tanecik sayısı ve mgr/m3 olarak değerlendirilmeli ve ortaya çıkan bu verilere göre toz maskesi tercihi yapılmalıdır. Vücuda asıl zararı veren ve meslek hastalıklarına neden olan toz (partikül) büyüklüklerinin teşhis edilerek bu noktada önlem alınması adına toz ölçümleri son derece önemlidir.

TOZ ÖLÇÜMÜ

TOZ, çeşitli büyüklükteki katı tanecikler için kullanılan genel bir sözcüktür. Toz daima hava veya başka bir gaz içinde karışım halinde bulunur. Bu tür tozların tane büyüklüğü genellikle 300 mikronun altındadır. Özgül ağırlığı az olan maddelerde bu tozların büyüklüğü 1 mm ye kadar çıkabilir.

İnsanların bulunduğu ortamlardaki istenmeyen toz Görüş sahasını azaltmakta, çalışanları rahatsız etmekte,iş randımanını düşürmekte olup en önemlisi bu tozlar meslek hastalıklarına sebep olmaktadır. Solunum yoluyla akciğerlerdeki alveollere kadar ulaşan bu tür toz türleri orada birikerek pnömokonyoz denilen toz hastalığı grubuna sebep olan tozlardır; ve bu tozların tape büyüklükleri 0,5-5 mikron arasindadir.

Toz, tarih boyunca insan sağlığını olumsuz etkilemeye devam etmektedir. İnsanlar da uzun yıllardan beri tozun farkında olup toz ile mücadele etmektedirler. Bu arada Büyük Tıp Bilgini İbni Sina’nın EĞER TOZ OLMASAYDI İNSAN ÖMRÜNÜN 1000 SENE OLMAMASI İÇİN HİÇBİR SEBEP YOKTU sözünü hatırlamak yerinde olur.Tozun insan ömrünü kısalttığını değerli Bilgin’in sözündende anlayabiliriz.

Ülkemizde, işyerlerinde, tozdan sık sık şikayet edilmektedir. İlk fark edilen meslek hastalığı sebeplerinden biri de tozdur.

Çeşitli iş kollarında toz problemi ile karşılaşılmaktadır. Toza sebep olan işler çok çeşitlidir. Daha doğrusu toza sebep olmayan iş yoktur. Toza sebep olan iş kollarını tozluluk yönünden az toz çıkaran ve çok toz çıkaran yerler diye düşünmek daha doğru olur.

Toz, insanlara, solunum sistemi ile akciğerlere yerleşerek ve kana karışarak olumsuz olarak etkilemekte, meslek hastalıklarına sebep olmaktadır.

Solunum sistemimiz 4 ana kısımdan oluşmaktadır:

  • Burun ve ağız
  • Nefes borusu
  • Bronşlar
  • Bronşiyol ve alveoller

Burun ve ağız, havanın vücuda giriş yoludur. Burunda bulunan kıllar ve burun mukozası, solunan tozun büyük bir kısmını tutar. Burun iyi bir filtrasyon mekanizmasına sahiptir. Solunan tozların tane büyüklüğü genellikle 60 mikronun altındadır. Solunum yoluyla akciğerlerdeki alveollere kadar ulaşan ve orada birikerek pnömokonyoz denilen toz hastalığını yapan tozların tane büyüklükleri 0,5-5 mikron arasındadır. 5 mikron tane büyüklüğünden daha büyük olan tozlar üst solunum yollarında tutulur, alveollere kadar gidemez, çok küçük tozlar ise(0,5 mikrondan küçük) alveollere girse dahi öksürme ve aksırmalarla, akciğerlerin kendini temizleme metotlarıyla dışarı atılırlar.

İNSAN SAĞLIĞINA ETKİLERİ AÇISINDAN TOZLARIN SINIFLANDIRILMASI

  • Fibrojenik tozlar: Silikoz, aspestoz gibi pnömokonyoza sebep olan tozlardır.
  • Toksik tozlar: Vücuda alındıklarında akut veya kronik zehirlenmeye sebep olan tozlardır. Bunlar kurşun, krom, kadbiyum, mangan, vanadyum gibi ağır metal tozlarıdır.
  • Kanserojen tozlar:Kansere sebep olan tozlardır. Bunlar asbest, arsenik, berilyum, kromatlar, nikel tozları gibi tozlardır.
  • Radyoaktif tozlar:Bunlar çok sayıda olmakla beraber en önemlileri uranyum, seryum, zirkonyum bileşikleri, trityum ve radyum tuzlarıdır.
  • Alerji yapan tozlar: Bunlar bazı insanlarda allerji yapan, astın ve egzama gibi hastalıklara sebep olan tozlardır.
  • İnert tozlar:Akciğerlerde birikebilen, fakat Herhangi bir hastalık yapmayan tozlardır.

ZARARLI TOZLARLA MEYDANA GELEN MESLEKİ AKCİĞER HASTALIKLARI (PNÖMOKONYOZ)

Tozların meydana getirdiği mesleki akciğer hastalıklarına geleneksel tabiri ile pnömokonyozlar denilmektedir.

Pnömokonyozlar, toz halinde olan zararlı maddelerin solunum yolu ile akciğere girerek, akciğerlerin küçük ünitelerinde kalıcı birikimleri sonucu meydana gelen hastalıklardır.

1. SİLİKOZ (Saf Silikoz)

Silisyum di oksit (Si O2 )(Silis) kristallerinin solunması sonucu meydana gelen akciğer hastalığıdır.

2. KARIŞIK SİLİKOZLAR
  • 2.1. Kömür İşçileri Pnömokonyozu: Maden kömürü ile uğraşan işçiler, kömür tozlarından başka oldukça yoğun olarak silis tozuyla da muhatap olurlar. Bu işçilerin ciğerlerinde kömür ile silis tozu birikerek antrako-silikoz adı verilen hastalık meydana gelir.
  • 2.2. Sidere-Silikoz:Akciğerde demir ve silis tozlarının birikmesi ile meydana gelen bir hastalıktır.
  • 2.3. Kaolen Pnömokonyozu: Saf kaolen (Aleminyum silikat) 2H2O AL2O2 2SiO2 dır. Endüstride kullanılan kaolende büyük oranda silis bulunmaktadır.Kaolen porselen endüstrisinin ilkel maddesidir. Diğer bazı endüstrilerde ekleme ve doldurma maddesi olarak kullanılmaktadır.

3. BASİT SİLİKATOZLAR

Silikatların (Kil, feldspat, saf kaolen, bentonit v.b.) uzunca bir süre solunmasından sonra ortaya çıkan bir pnömokonyoz şeklidir.

4. FİBROTİK SİLİKATOZLAR
  • 4.1. Asbestoz: Asbest (Amyant) tozlarının solunması sonucu meydana gelir. Asbest bileşimi 3 Mg.2SiO2.H2O(Magnezyum silikat) olan ve lifler halinde bulunan bir maddedir.
  • 4.2. Talkoz: Talk tozlarının solunması sonucu meydana gelir.Saf talk, mağnezyumsilikathidrate dir.(Mğ3 (SiO4 O)(OH)2.
  • 4.3. Silimanite mineralleri pnömokonyozu: Aleminyum silikatların bütün değişik formlarının(AL2. O2. SiO2 ) solunmasından meydana gelir.
5.ALÜMİNOZ

İnce alüminyum tozları ile uğraşanlarla olur.

6.BERİLYOZ

Bazı mineral tozlarının meydana getirdiği yığılma(Birikme) pnömokonyozları: Bunlar ağır sonuçları olmayan pnömokonyozlardır.

Baritoz: Barum sulfat tozlarının yığılması

Sideroz: Demir oksit tozlarının yığılması

Stannoz: Kalay tozlarının yığılması

Antrakoz: Kömür tozlarının yığılması

II. ORGANİK TOZLARIN MEYDANA GETİRDİĞİ PNÖMOKONYOZLAR:
1. BİSSİNOZ(Pamuk pnömokonyozu)

Bissinoz , pamuk ile çalışan işçilerin %30-40 ında (çok hafif şekilleri de dahil olmak üzere) görülebileceği bildirilmektedir. 5-10 yıl içinde görülür. Önceleri Pazartesi günleri hastalığı şeklinde, ikinci aşamada haftanın diğer günlerinde de rahatsızlıklar görülür. Üçüncü aşamada (20-30 yıl içinde)bronşit ve astmatik bir tablo yerleşir.

A-PNÖMOKONYOZLARLA BİRİNCİL KORUMA

1- Tıbbı koruma

2- Teknik koruma

B-PNÖMOKONYOZLARDA İKİNCİL KORUMA

İkincil koruma ERKEN TEŞHİS, TEDAVİ, HASTALIK İLERLEMESİNİN DURDURULMASI çalışmalarını ihtiva eder.

Teknik koruma

Teknik korumadan maksat ortamdaki tozun en aza indirilmesidir veya toza muhatap olan kişi sayısının en aza indirilmesidir.

  • 1-Toz meydana gelen yerlerde su kullanılması (Sulu çalışma- Yaş metot): Tünellerde ve taş ocaklarında sulu(Yaş metot) çalışma metodu uygulanmaktadır.
  • 2-Uygun havalandırma yapılması: Bu tür işyerlerinin havasının sık sık değiştirilmesi tozun seyrelmesine vesile olur. Eğer , tozun çıkış yerinden emilerek dışarı atılması sağlanabilirse en etkili havalandırma yapılmış olur. Bu tür havalandırmaya lokal(Mevzii) havalandırma denir. Mümkün mertebe, zararlı maddeler, gazlar ve tozlar, ortama yayılmadan çıkış yerinden emilerek dışarı atılmalıdır. Bu tür havalandırma işyerinin ısıtılması açısından da faydalı olur.
  • 3-İşçilerin hiper vantilasyonunun(Fazla soluma, şiddetli soluma) önlenmesi: İşyerinde mekanizasyon ve otomasyon yerleştirilerek kas çalışmalarının azaltılması ve dolaysıyla fazla solumanın önüne geçilmesi sağlanmalıdır.
  • 4-Kapalı çalışma metodu: Teknolojinin müsaade ettiği oranda, çalışmaların kapalı metotlarla yapılması, meydana gelebilecek tozların ortama yayılmasının önlenmesi sağlanmalıdır.
  • 5-Kişisel korunma araçlarının kullanılması: Maskelerin iyi ve uygun seçilmesi ve doğru kullanılması gerekmektedir.
  • 6-Ara odacıklar: Tozun meydana geldiği kısımlar ile tozsuz kısımlar arasında hava basıncı oldukça yüksek olan ara odacıklar yerleştirilerek,tozsuz ortama tozların geçmesi önlenmelidir.
  • 7-İkame çalışmalarının yapılması:Zararlı maddeler yerine zararsız veya daha az zararlı maddelerin kullanılması yararlıdır.
  • 8-Atmosferdeki partiküllerin sayısı ve çaplarının iyice tespit edilmesi: İşyerindeki tozun sayısı ve çapları tam olarak tespit edilerek, riziko derecesi tam olarak belirlenip, buna göre gerekli tedbirler alınmalıdır. Çapları 10 mikrondan küçük olan tozlar, zararlı ve tehlikeli tozlar olarak kabul edilmelidir.

İkincil koruma :

  • 1-Erken teşhis sonucu, işçi, tozsuz yere nakledilmelidir.
  • 2-Çalışanlarda, tüberküloz ve kanser gibi hastalıklar da aranarak, bu hastalıkların da erken teşhis edilmesi sağlanır.
  • 3-Erken teşhis neticesi tedavi imkanına kavuşulur.
  • 4-Teşhiste gecikilirse hastalık yerleşir, bu tür hastalarda hasta tozsuz yere alınsa dahi bazen hastalığın devam ettiği görülmektedir.

KİŞİSEL KORUYUCULARI (MASKELERİN) SEÇİMİ VE KULLANILMASI:

Toz ile mücadelede UYGUN MASKELERİN seçilmesi ve kullanılması çok önemlidir. Koruyucu toz maskelerinin hangi büyüklükteki tozları tuttuğu bilinmelidir. İnsana en çok zarar veren 0,5 mikron ile 5 mikron arasında tane büyüklüğü olan tozları tuttuğundan emin olunmalı ve bu tür uygun maskeler kullanılmalıdır.

DEĞİŞİK ÇALIŞMA YERLERİNDE HAVA DEĞİŞİMİ İHTİYACI
İşyeri Hava değişimi/Saat
Akümülatör İmalatı 5-10 defa
Boyahaneler 5-15 defa
Bürolar 3-6 defa
Püskürtme boya işleri 20-50 defa
Garajlar 4-6 defa
Elbise bırakılan yerler 4-6 defa
Lokanta ve kantinler 4-8 defa
Fabrika mutfakları büyük mutfaklar 6-8 defa
Küçük mutfaklar 15-20 defa
Laboratuarlar 5-10 defa
Tuvalet Banyo ve Duşlar 4-8 defa
Çamaşırhaneler 5-15 defa
Kasa odaları 3-6 defa

Havalandırma ile ilgili mevzuat hükümleri:

Doğal havalandırma iç ve dış ısı farkı artması, rüzgar basıncının artması ile doğru orantılı olarak artar. Normal şartlarda binaların yapımında, tabii havalandırma ve tabii aydınlatma yeterli olacak şekilde planlama yapılır.

İşyerindeki hava hacmi işçi başına en az 10 metreküp olacaktır. Hava hacminin hesabında, tavan yüksekliğinin 4 metreden fazlası nazara alınmaz. Koğuşlarda hava hacmi en az 12metreküp/kişi olacaktır. Kapalı işyerlerinde sıcaklık ve nem derecesinin, yapılan işin niteliğine uygun olmakla beraber ılımlı olması şarttır. İşçilerin yazın aşırı sıcaktan, kışın soğuktan korunması için tedbirler alınacaktır. Çok buğu husule gelen işyerlerinde sıcaklık derecesi15 santigrat dereceden az ve 30 santigrat dereceden yüksek olmayacaktır. İşin gereği olarak çok soğuk veya çok sıcak çalışılması zorunlu olan (Bu sıcaklıkların değiştirilmesinin mümkün olmadığı ) işlerde, işçilere uygun koruyucu iş elbiseleri vesaire malzemeler verilecektir. Kapalı işyerleri günde en az bir defa bir saatten aşağı olmayacak şekilde havalandırılacaktır. Ayrıca işin özelliğine göre çalışma süresinde havanın zararlı bir hal almaması için havanın sık sık değiştirilmesi gerekmektedir. Toz, buğu, duman ve fena koku çıkaran işlerin yapıldığı yerlerde, bunları çekecek yeterlikte BACALAR VE MENFEZLER yapılacak, işin niteliğine göre gerekli teknik tedbirler alınacaktır. Boğucu, zehirli ve tahriş edici gaz ve duman meydana gelen işyerlerinde, işçilerin hayat ve sağlıklarının tehlikeye girmemesi için, havalandırma tesisatı yapılacak ve işçilere ayrıca işin özelliğine göre maske ve diğer koruyucu araç ve gereç verilecektir. Madde 191)İşyerlerindeki cihaz, alet, tezgah, makine ve tesislerden çıkan toz, duman, buğu, ısı, gaz ve konu çalışılan ortama yayılmadan, uygun aspirasyon tesisatı ile çıktığı yerden emilerek dışarı atılacaktır. Madde 192- Birbirine karıştıklarında, parlama veya patlama tehlikesi bulunan çeşitli toz, duman, buhar ve gazlar, aynı emme tesisatı ile dışarı atılmayacak, her biri için ayrı ayrı mevzii tesisleri yapılacak ve birbirlerinden uzak yerlerden dışarıya atılacaktır. Madde 193- Havadan ağır olan gaz, duman, buhar, toz veya benzerleri tabana yakın yerlerden emilerek dışarı atılacaktır. Madde 194- Mevzii çekme tesisatında kullanılacak davlumbazlar, zararlı kaynağa yakın olacak ve davlumbazın çekme niteliğini bozacak hava akımlarına engel olunacaktır. Madde 195- Paslandırıcı, aşındırıcı, kemirici, zararlı ve zehirli gazlar,dumanlar veya sisler çıkaran daldırma, elektroliz, elöksal veya diğer kaplama işlerinin yapıldığı tekneler, kaplar, havuzlar veya tanlar üzerinde yapılacak çekme ağızları; kabın veya teknenin iç ve üst tarafına yakın, ve yatay, boydan boya yarık olacak, bir uzun kenar boyunca, eni 50 santimetreden 120 santimetreye kadar olan teknelerde, her iki kenar boyunca ve daha büyük teknelerde ise, dört kenar boyunca devan edecek şekilde yapılacaktır. Davlumbaz ağızları ise, işe engel olmayacak şekilde tekneye veya kaba yakın ve bunları kaplayacak büyüklükte olacaktır. Madde 196-Aspirasyon tesisatında kullanılan kanal veya borular, yanmaz malzemeden uygun kesitte yapılacak ve seyyar emme ağızlarında spiralli veya eğilebilen hortumlar kullanılacaktır. Boru ve kanallar, tekniğe uygun olarak yapılmış, eklenmiş ve menfezlere sağlam bir şekilde bağlanmış olacaktır. Yanıcı ve parlayıcı gazlar, sisler, buharlar, dumanlar ve patlayıcı atıkların emildiği kanallar yuvarlak borudan ve uygun malzemeden yapılmış olacaktır. Madde 197- Emilen hava içinde, yanıcı ve parlayıcı maddelerin bulunduğu hallerde, aspiratör pervanesinin kanalı, göbeği ve gövdesi demir ve çelik malzemeden yapılmayacak, pervane yatakları, kanal dışında, iyi yağlanmış ve toz geçirmez bir şekilde yapılacak, çıkış menfezlerine, sağlam madeni tel kafesler konacaktır. Aspiratörlerin elektrik motorları, çalışacağı ortama uygun olacak, emilen hava içinde, yanıcı ve parlayıcı maddeler bulunduğu hallerde, motor, yanıcı ve parlayıcı maddelere karşı, uygun şekilde monte edilmiş veya bu maddelere dayanıklı tipte yapılmış olacaktır. Madde 198- Hava filtreleri, kapasite ve nitelik bakımından kullanılacağı işin özelliğine uygun ve en az bir günlük çalışmaya yeterli olacak ve bunlar, kolay temizlenebilecek ve temizlik sırasında, tehlikeli ve zararlı bir ortam yaratılmayacak şekilde yapılmış olacaktır. Filtrelerin çıkış borularının ağzı, işyeri çatısından en az 180 santimetre yüksekte veya en yakın kapı ve pencereden 8 metre uzakta olacaktır. Madde 199- İşyerinden emilen hava, tekrar işyerine verilmeyecektir. Ancak, içinde kurşun tozu veya kurşun buharı veya silis tozu ve benzerleri bulunmayan pis hava, uygun süzgeçlerden geçirilip tamamen temizlendikten sonra işyerlerine verilebilecektir. Madde 200- Aspirasyon tesisatının günlük bakım ve temizliği ile üç ayda bir de genel kontrol ile temizliği yapılacak ve onarımlardan sonra, tesisatın kuruluş karakteristiği bozulmayacaktır. Madde 201- Emilen tozlar, bir siklonda toplandığı hallerde, siklon, açıkta, sağlam, rüzgara dayanıklı ve uygun malzemeden yapılacaktır. Siklonlarda parlayıcı ve patlayıcı atıkların ve tozların toplandığı hallerde, siklonlar işyerinin uzağına konacak ve bunlarda patlamaya dayanacak sağlamlıkta menfezler bulunacaktır. TEMİZ HAVA, insanların sağlığının korunması, morallerinin yüksek tutulması, çalışma gücünün yüksek bir düzeyde sürdürülmesi için gerekli şartların başında gelir. Temiz hava nedir: Normal şartlarda (Büro ortamında), Karbondioksit miktarının binde birin üstüne çıkmayan havaya temiz hava denir. Ortamda zararlı gaz, toz ve koku bulunan ortamlarda, söz konusu gaz, toz ve kokunun kabul edilebilir sınırların altında olması gereklidir.

Kabul edilebilir sınırlar:

Müsaade edilebilen azami konsantrasyon (MAK) değerinin altındaki değerler, (Maksimum Allowable Concentrations=MAC) (Bu değerler cm3/m3 veya mg/m3 şeklinde ifade edilir) Eşik sınır değerler (TLV) (Threshold Limit Values) Kısa Süreli Karşılaşma Sınır Değerleri (STEL) (Short Term Exposure Limits)

HAVA İHTİYACI: Yetişkin bir insanın saatte 30 metreküp temiz havaya ihtiyacı vardır. Normal şartlarda tabii havalandırma ile ortamın havasının saatte 2-3 defa değiştiği kabul edilmektedir. Çalışma yerlerinde kişi başına düşen hava hacmi 10 metreküp olmalıdır. Koğuşlarda (Bu hava hacminin hesabında tavan yüksekliğinin 4 metreden fazlası hesaba katılmaz) Normal şartlarda işyerinin tavan yüksekliği en az 3 metre olmalıdır. Zararlı toz ve gazların bulunduğu ortamlarda tavan yüksekliği en az 3,5 metre olmalıdır. İşyerlerinde kişi başına düşen serbest alan miktarı en az 2,5 metrekare olmalıdır. Tabii havalandırma ile işyeri havasının saatte 2-3 kere değişmekte olduğu kabul edilmektedir. Yukarıda belirtilen ölçüler bu kabulden hareketle belirlenmiş kriterlerdir. Ancak zamanımızda yapı malzemelerinin çok geliştiği, çift pencerelerin, PVC pencerelerin, hava geçirmeyen plastik ve yağlı boyaların yoğun bir şekilde kullanıldığı, hava giriş ve çıkışını önleyecek türden izolasyonların yapıldığı ortamlarda, tabii havalandırmalar ile ortam havasının saatte 2-3 kere değişmesi zordur. Tabii havalandır ile ortam havasının saatte 2-3 kere değişmesinin zorlaştığı ortamlarda, kişi başına düşen hava hacmi miktarının artırılması veya kapı ve pencereler açılarak veya cebri çekişli ortam havasının yeterli miktarda değişmesinin sağlanması gerekmektedir.
A)TABİİ HAVALANDIRMA
B)CEBRİ HAVALANDIRMA
C)KAPALI ÇALIŞMA METOTLARI
CEBRİ HAVALANDIRMA:İşyerlerinin havalandırmasını, tabii havalandırma ile yeterli şekilde yapılamadığı durumlarda cebri havalandırmaya baş vurulur.
  1. GENEL HAVALANDIRMA
    a. Dışarıdan hava basarak havalandırma
    b. İçerdeki havayı emip dışarı atarak havalandırma
    c. Alttan havalandır
    d. Üstten havalandır
    e. Hava üst taraftan verilerek ve alt taraftan çekilerek yapılan havalandırma,
  2. LOKAL HAVALANDIRMA
Sabit davlumbazlar
Hareketli emme ağızları
Seyyar emici cihazlar
Havayı filtre edip temizleyen cihazlar
DÖKÜM TESİSLERİNDE İÇ ORTAM HAVA KALİTESİ ÖLÇÜTÜ OLARAK INHALABLE VE RESPIRABLE TOZLARIN TESBİTİ
ÖZET
Dökümhaneler, iç ortam partikül kirliliği sorununa sahip endüstriyel sektörler içinde önde gelmektedir. Günümüzde, Türk döküm endüstrisinin, Avrupa ve diğer ülkelerdeki döküm malzemesi kullanıcılarına döküm malzemesi tedarik etmede önemli bir paya sahip olması ve bu paydaki artış eğilimi; bu sektörün işçi sağlığı açısından önemini pekiştirmektedir.
Bu çalışmada, döküm işlemleri sırasında oluşan partiküllerin miktarı ve özelliklerinin belirlenmesi ve alınması gerekli tedbirlerin sunulması amaçlanmıştır. Bu amaçla; 7 büyük (fabrika) ve 45 küçük (atelye) tesiste çeşitli noktalardaki iç ortam havasında inhalable ve respirable partikül madde tayinleri yapılmıştırÇalışmalar sonucunda; genelde tüm döküm tesislerinin inhalable ve respirable partiküller açısından ulusal ve uluslararası yönetmelik ve standartlara uymadığı görülmüştür. Büyük tesislerde havalandırma sistemlerinin bulunması nedeniyle nispeten daha iyi sonuçlar elde edilmiştir.
SUMMARY
F
1. GİRİŞ
İç ortam hava kalitesi kompleks bir konu olmakla birlikte, basitçe iki temel konu altında toplanabilir. Bunlar insan sağlığı ve konforudur. Bu ikisi birbirleri ile etkileşim halinde olmalarına rağmen aralarında birtakım farklar vardır. Örneğin konuşma, ışık, sıcaklık, nispi nem, hava hareketleri ve gürültü seviyeleri insan konforu ile ilgili; iç ortam hava kirleticilerin etkisi ise insan sağlığı ile ilgili parametrelerdir. İç ortam hava kirleticileri, konforu da etkileyeceğinden bu iki parametre iç içedir denilebilir. Ancak konforun, insan sağlığı önceliğinden sonra geldiği de aşikardır. Çünkü konfor için gerekli parametreler, örneğin nem, ışık, sıcaklık ve havalandırma oranı, bazı temel alt yapı ve donanım ile çözülebilir. Ancak baş ağrısı, yorgunluk, öksürme ve göz nezlesi gibi bazı olumsuz insan sağlığı etkilerini ortaya çıkaran parametreleri bertaraf etmek konforu etkileyen parametrelerinkine göre daha zordur. İç ortam hava kirleticileri nedeniyle yukarda sayılan olumsuz sağlık etkilerine karşılık, ölümle biten hastalıklar da söz konusu olabilmektedir.
İç ortam hava kalitesi, çok geniş kapsamlı bir konudur. Ortamın nem miktarı, ortam ısısı, ortamdaki kirletici gazların, bileşiklerin ve toz partiküllerin miktarları ve yapıları ayrı ayrı incelenmesi gereken konulardır. Bu çalışmada, döküm sektörü iç ortam hava kalitesinin iyi/kötü olmasında en etkili olan partiküller araştırılmıştır.
2. İÇ ORTAM HAVA KİRLETİCİLERİ
İç ortam hava kirleticileri, genel hava kirlenmesinde olduğu gibi, gazlar ve partiküller olarak iki grupta incelenir: Gaz halindeki kirleticiler: Gaz halindeki kirleticilerin kaynaklarını; genel olarak, yanma, sanayi prosesleri ve doğal kaynaklar olarak ifade edebiliriz. Gaz kirleticilere; H2S, SO2, NOX, O, NH3 ve çeşitli hidrokarbonları örnek verebiliriz.
Partikül halindeki kirleticiler: Partikül haldeki kirleticiler de yukarda ifade edilen kaynaklardan oluşmaktadır. Bu tür kirleticiler, sıvı ve/veya katı haldeki maddelerden ibarettir. Aşağıda partikül türlerine ait tanımlar verilmiştir: En çok karşılaşılan 13 iç ortam hava kirletici parametresi aşağıda Çizelge 1’de açıklanmıştır. Çizelgede kirleticilerin kaynakları ve ortalama değerleri hakkındaki bilgiler verilmiştir.
3. DÖKÜMHANELERDE İÇ ORTAM HAVA KALİTESİ PROBLEMLERİ
Dökümhanelerde, proses itibariyle sistemden, gaz ve toz partikülleri olmak üzere hava kalitesini azaltan kirleticiler oluşmaktadır. Özellikle toz partikülleri iç ortamı iyi havalandırılmayan tesislerde çalışan insanlar için önemli bir sorun teşkil etmektedir. Havalandırma ve filtrasyon sistemleri yetersiz olan tesislerde çoğunlukla işçilerin takmış oldukları basit toz maskeleri yetersiz kalmaktadır. Yapılan ölçümler sırasında toz partiküllerin maske takılması halinde bile kişileri etkiledikleri, hatta bu kirleticilerin burun kanallarında biriktiği de görülmüştür.
Yapılan araştırmalar sırasında, tesislerdeki havalandırma sistemlerinin çoğunun yetersiz veya eksik olduğu görülmüştür. Tesislerde kirletici kaynağının hemen civarından hava çekme (lokal hava çekme sistemi) ile ortamın hava kalitesinin korunması gerekirken yapılmadığı belirlenmiştir. İç ortam hava kalitesi uygun olmayan tesislerde bu kontrol sisteminin bulunmadığı burada belirtilebilir.
Toz partiküllerinin, kısa bir süre içinde (akut) çok kötü bir etkisi bulunmamaktadır. Ancak uzun bir zaman periyodunda (kronik) bazı sorunlar meydana getirmektedir. Bunun yanında hava kalitesinin düşüklüğü çalışanları psikolojik olarak da etkilemektedir. Hava kalitesinin düşük olduğu bölümlerde çalışanların çalışma verimleri azalmaktadır. Bu da üretim kaybı demektir.
Çizelge 1. İç ortam hava kirleticilerinin kaynakları ve ort konsantrasyonları. Kirletici ve Kaynakları Ortalama Konsantrasyonları 1. Asbest ve diğer lifli aeresoller: Kırılgan asbest: Yanmayan, termal ve akustik yalıtım, dekorasyon Sert asbest: Vinil zemin ve çimento üretimi, otomotivde fren sistemi 0,5 ìm’ den daha uzun lifler için 0,2 elyaf/ml (ASHRAE Guidelines of 1/10 of U.S. 8-h Occup. Standard ASHRAE 1981) 2. Biyolojik aeresoller: İnsan ve hayvan metabolizma faaliyet ürünleri, bulaşıcı etkenler, alerji yapan aeresoller, fungi, nemlendiricilerdeki bakteri, soğutma sistemlerindeki bakteri Belirli bir değer yok 3.Karbon monoksit: Gaz ocakları, odun ocakları, şömineler, sigara ve motorlu taşıtlar 8 saat için 10 mg/m3 ve 1 saat için 40 mg/m3 (EPA 1971,1975) 4. Formaldehit: Panel, kontraplak, halı, tavan kiremiti, üre, formaldehit yalıtım köpüğü 120 ìg/m3 (Hollanda ve Almanya’daki çalışmaları temel alarak 1981’de ASHRAE’ de yayınlanmıştır) 5. Inhalable partikül: Sigara, vakum, odun ocakları, şömineler, yakma kaynakları, endüstriyel kaynaklar ve diğer yapı materyalleri Yıllık 200 ìg/m3 (EPA 1981) 6. Metaller ve diğer organik partiküller: Kurşun: Otomobil egzozu Civa: Metalik fungisitler, fosil yakıtlar Kadmiyum: Sigara, çeşitli fungisitler Arsenik: Sigara, pestisit Nitratlar: Dış ortam havası Sülfatlar: Dış ortam havası 1,5 ìg/m3/3 ay (EPA 1978) 2 ìg/m3/24 saat (ASHRAE 1981) 2 ìg/m3/24 saat (ASHRAE 1981) Belirli bir değer yok Belirli bir değer yok Yıllık 4 ìg/m3, 24 saat için 12 ìg/m3 (ASHRAE 1981) 7. Azotdioksit: Yakma kaynakları, araç egzozları Yıllık 100 ìg/m3 (EPA 1971) 8. Ozon: Fotokopi makineleri, printerler, yüksek gerilim hatları ve trafolar, elektrostatik hava temizleyiciler, dış ortam havası 1 yıl içinde 235 ìg/m3 (EPA 1971, 1979b) 9. Pestisitler ve diğer yarı uçucu organikler: Spreyler, dış ortam uygulamaları Chlordane için 3ìg/m3 (National Research Council (NRC) 1982) 10. Poliaromatik hidrokarbonlar: Ağaç yakma, sigara, yemek pişirme, kömür yakma, kok fırınları Belirli bir değeri yok 11. Radon ve radon ürünleri: Radon içeren yapı malzemeleri, çözünmüş radon içeren arıtılmamış toprak suyu, yeraltındaki radyoaktif maddelerin bozunması 0,01ìg/m3 / yıllık (ASHRAE 1981) 12. Kükürtdioksit: Fosil yakıt yakma Yıllık 80 ìg/m3,24 saat için 365 ìg/m3 (EPA 1971) 13. Uçucu organikler: Sigara, oda spreyleri, boyalar, vernikler, çözücüler, ev ve işyerlerinde kullanılan organik maddeler Belirli bir değeri yok
4. MATERYAL VE METOTLAR
İç ortam partikül ölçümleri, dökümhanelerin kalıplama bölümleri, ergitme ocakları, taşlama kısmı, kum şartlandırma bölümü, eleme, kırma vb. gibi toz oluşan yerlerinde yapılmıştır. Çalışmalarda, toz kaynakları için inhalable ve respirable partiküller araştırılmıştır. Araştırma yapılan tesislerin toz oluşan bölgelerinde, işçilerin bulunduğu veya işi gereği bulunmak zorunda olduğu noktalarda kişi ağız seviyesinden hava çekişi yapılarak partikül miktarları belirlenmiştir. Ölçümler için örneklemeler, SKC 224- PCXR8 marka personal Aircheck Sampler cihazı ile yapılmıştır.
Cihaza takılan farklı ekipmanlarla hem inhalable ve hem de respirable partikül ölçümleri yapılabilmektedir. Respirable partikül terimi, boyutları 8.5 ìm’den daha küçük partiküller için kullanılmaktadır. İnhalable partikül terimi ise 8.5 ìm’den büyük partiküller için kullanılmaktadır. İnhalable partikül ölçümü için cihazın dışında temiz bağlantı borusu, siklon ve kaseti, filtre kağıdına gerek vardır. Respirable partikül ölçümünde ise siklonun yerine IOM (Institute of Occupational Medicine) numune alıcı başlığı kullanılmaktadır.
Tesislerden örnek alma işlemi, OSHA Technical Manual TED 1-0,15A’da ölçüm standartlarında belirtilen yönteme göre yapılmıştır. Cihaz, 1.7 litre/dakika hıza ayarlanmış ve iç ortam havası çekilmiştir. Partikülleri tutmak için cihaz içine 0,8 ∝m por çapında ve GFA 2,5 cm çapında filtre kağıdı yerleştirilmiştir. Filtre kağıdı tartımları ?} 0.1mg hassasiyetli hassas terazi ile yapılmıştır.
5. ÖLÇÜM SONUÇLARI
Büyük kapasiteli tesis olarak pik dökümün yapıldığı 7 döküm fabrikası seçilmiş ve ölçümler yapılmıştır. En düşük kapasiteli 3 tesisin 2’sinde iç ortam havalandırması bulunmamakta ve 3’ünde ise kum hazırlama ile kalıplama işleri aynı mekanda yapılmaktadır. İç ortam havalandırması bulunmayan iki tesiste, sadece ocaklar üzerinde çıkan gaz ve partiküler maddeleri çekmek için başlıklar bulunmaktadır. Kum hazırlama ile kalıplama işlerinin aynı mekanda yapıldığı tesislerde, kum hazırlama ve kalıplama işleri genellikle elle yapılmaktadır.
Tesislerin kapasiteleri 320-21500 ton/yıl arasında değişmektedir. Büyük tesislerde tüm tesis içinin havalandırma ünitesi mevcuttur. Sektörde en çok tozun oluşmasına neden olan birim olan kum hazırlama ve kalıp hazırlama biriminden bu gibi büyük kapasiteli tesislerde ayrılmış durumdadır.
Çalışmaya konu olan tesislerin çeşitli birimlerindeki iç ortam partikül miktarı dağılımları Çizelge 2’de verilmiştir. Tüm ölçüm sonuçları Çizelge 3’ de verilmiştir. Çizelge 2. Büyük dökümhanelerde elde edilen ölçüm sonuçları TESİS No Ölçüm Yapılan Birim/Nokta Inhalable partikül mg/m3 Respirable partikül mg/m3 Ocak 1 6.20 4.94 1 Ocak 2 12.35 1.23 Kalıplama ve dökme 11.11 7.41 Ocak 11.11 7.41 2 Kalıplama 9.90 6.2 Taşlama 13.58 6.5 Ocaklar 28.7 15.5 Otomatik kalıplama 21.6 12.3 Elle kalıplama 8.6 Ölçülmedi 3 Taşlama 12.3 10 Ocak 5.20 0.30 4 Kalıplama 9.80 6.17 Ocak 6.20 1.20 5 Kalıplama 9.50 6.50 6 İşletme 37 22 Kum hazırlama 16.5 9.9 7 Kalıplama 8.6 3.7 Ocak 11.1 6.7 Çizelge 3 Büyük Tesislerde iç ortam partikül miktarları Inhalable partikül mg/m3 Respirable partikül mg/m3 Birim Aralık Ortalama Aralık Ortalama Ocak 5.2-28.7 11.6 0.30-15.5 5,3 Kalıplama 8.6-21.6 11.3 3.7-12.3 7.1 Taşlama 12.3-13.58 12.9 6.5-10 8.3 Kum hazırlama 16.5 9.9 Büyük tesislerdeki ortalama inhalable partikül konsantrasyonu ülkemiz mevzuatındaki sınır olan 10 mg/m3’ün üstünde kalmaktadır. Ortalama respirable partikül konsantrasyonları da OSHA standardı olan 5 mg/m3’ün üstünde kalmaktadır. Bütün ölçümlerin değişim aralıkları ve ortalamaları ise Çizelge 4’de sunulmuştur. Çizelge 4 Büyük tesislerde tüm ölçümlere ait değerlendirme Inhalable partikül mg/m3 Respirable partikül mg/m3 Aralık Ortalama Aralık Ortalama Tüm Birimler 5.2-37 8.9 0.30-22 7.4 Çizelgenin incelenmesi ile; ortalama konsantrasyonlarda respirable partiküllerin yine OSHA standardını aştığı görülür. Küçük tesislerdeki (Atelyelerdeki) çeşitli birimlerde iç ortam partikül miktarı dağılımları Çizelge 5’de verilmiştir. Çizelge 5 Küçük tesislerde birimlerde iç ortam partikül miktarları Inhalable partikül mg/m3 Respirable partikül mg/m3 Birim Aralık Ortalama Aralık Ortalama Ocak 7.4-59.2 19.6 1.5-27.4 8.6 Kalıplama 7.4 3.1 Kum hazırlama 29.6 16.3 Ortalama inhalable partikül konsantrasyonu ülkemiz mevzuatındaki sınır olan 10 mg/m3’ün üstünde kalmaktadır. Ortalama respirable partikül konsantrasyonları da OSHA standardı olan 5 mg/m3’ün üstünde kalmaktadır. Bütün ölçümlerin değişim aralıkları ve ortalamaları ise Çizelge 6’dadır. Çizelgenin incelenmesi ile; ortalama konsantrasyonlarda inhalable ve respirable partiküllerin ulusal ve uluslararası sınırları aştığı belirlenir. Çizelge 6 Küçük tesislerde tüm ölçümlere ait değerlendirme Inhalable partikül mg/m3 Respirable partikül mg/m3 Aralık Tüm Birimler Ortalama Aralık Ortalama 7.4-59.2 19.6 1.5-27.4 8.6 6. SONUÇ VE ÖNERİLER Dökümcülük sektörü, üretim prosesleri itibariyle işçi sağlığını olumsuz yönde etkileyen bir sektördür. Bu olumsuz etki, genelde uzun zaman diliminde etkisini göstermektedir. Çalışanların olumsuz etkiden korunması için, tesis içinde gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. A.B.D. ve diğer gelişmiş ülkelerin çoğunda iç ortam hava kalitesi ile ilgili standartlar geliştirilmiştir ve uygulanmaktadır. Bu ülkelerde, konu ile ilgilenen organizasyonlar araştırma ve kontrol çalışmalarında bulunmaktadır. ASHRAE, OSHA, EPA bunlardan bazılarıdır. 20635 numara ve 14 Eylül 1990 tarih ile Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Toz Mücadelesiyle İlgili Yönetmelik’te silika toz için istenen sınır değer 10 mg/m3’tür. Amerikan OSHA Standards-29 CFR’ye göre toplam toz miktarı 15 mg/m3, respirable toz miktarı ise 5 mg/m3’ü geçmemelidir. Bu çalışmada çok geniş malzeme aralığında değişen dökümcülük sektörüne ait 7 büyük ve 45 küçük kapasiteli döküm fabrikası veya atölyesinde, iç ortam havasına partikül kazandırabilecek birimlerdeki işçinin bulunduğu noktalarda partikül ölçümleri standart ölçüm şartlarına uyularak yapılmıştır. Kapasiteleri 320-21500 ton/yıl arasında değişen büyük kapasiteli tesislerde, genelde tüm tesis içi veya kirletici kaynaklarının üstünün havalandırıldığı, iç ortam hava kalitesinin düzeltilmesine çalışıldığı görülmüştür. Buna karşılık, 100-200 m2 alanlarda genelde 1-4 kişi ile döküm işleri yürütülen döküm atölyelerinin hiçbirinde iç ortam havası kalitesini düzeltmek için bir havalandırılmanın bulunmadığı tespit edilmiştir. Çizelge 7 büyük/küçük tesislere ve tüm sektöre ait partikül ölçüm sonuçlarını mukayeseli olarak ifade etmektedir. Büyük tesislerde inhalable partikül miktarı sınır değerden az ise de; genel itibariyle büyük ve küçük tesislerdeki partikül ölçüm sonuçları sektörün gerek inhalable ve gerekse respirable partiküller açısından iyi durumda olmadığını göstermiştir.
Çizelge 7 Büyük/küçük tesislerde ve sektör genelinde iç ortam partikül miktarları Inhalable partikül mg/m3 Respirable partikül mg/m3 Aralık Ortalama Aralık Ortalama Büyük Tesisler 5.2-37 8.9 0.3-22 7.4 Küçük Tesisler 7.4-59.2 19.6 1.5-27.4 8.6 Genel 5.2-59.2 14.3 0.3-27.4 8.0 Özellikle küçük kapasiteli dökümhanelerde durum oldukça daha vahimdir. Küçük dökümcüler içindeki gruplardan, alüminyum ramatı ve dökümü ile meşgul olan işletmelerde sınır değeri aşma oranı diğer hammaddeleri kullanan dökümhanelere göre daha fazladır. Alüminyum son zamanlarda sadece ülkemizde değil bütün dünya sanayisinde önem kazanan bir maddedir. Alüminyum, otomobil kaportası, çeşitli mutfak eşyaları, çeşitli makine parçaları, çeşitli kaplama işleri vb. oldukça sık kullanılmaktadır. Bu kadar çok kullanım alanı olan bir maddenin üretim prosesinin de çevre şartlarına daha uygun olarak yapılması gerekmektedir. Ancak yapmış olduğumuz ölçümlerde sınır değeri aşan dökümhanelerin %58’i alüminyum malzemeler üreten dökümhaneler %36’sı bronz ve %7’si de çeşitli çinko malzemeler üreten dökümhanelerdir. Bu çalışmada deneysel olarak tesislerin iç ortam havasında belirlenen kirli havadan ve dolayısıyla bununla gelen sağlık zararlarından kurtulmak için çeşitli önlemler alınabilir. Bu önlemler hem yasal hem de proses boyutlarında incelenebilir. Konuyla doğrudan ilgili bir yönetmelik yoktur. Madencilik iş kolu için çıkarılan yönetmelik, tüm sektörler ve döküm sektörü de göz önüne alınarak, günümüzde gelişen teknolojik seviyeye bağlı olarak güncelleştirilmelidir. Bununla beraber, denetim mekanizmasının iyi çalışması için altyapının kurulması sağlanmalıdır.
Dökümcülük sektöründe iç ortam havasını düzeltmek için işletme içinde alınması gerekli tedbirler; mühendislik açısından uygun olarak tasarlanmış bir havalandırma sisteminin kurulması ve kullanılması, kullanılan bina hacminin kapasiteye ve yapılan işlere uygun olması, toz üreten birimlerin ayrılması, kumdan kalıplar yerine metal kalıpların kullanılması, tozlu birimlerde işçilerin mutlaka maske giymesi ve işçilerin düzenli olarak sağlık kontrollerinden geçirilmesi ve izlenmesi şeklinde sıralanabilir.
KAYNAKÇA
M.Çalı, “Dökümhanelerde İç Ortam Hava Kalitesinin Partikül Bazında Araştırılması”, Yüksek Lisans Tezi, Y.T.Ü.Fen Bilimleri Enstitüsü, (2000) İstanbul P.Drinker, “Pulmonary Dust Diseases”, Industrial Dust; Hygiene Significance, Measurement and Control, McGraw-Hill, (1954), New York F.Ertürk, “Partiküllerin Tutulmasındaki Temel Kavramlar”, Hava Kirliliği Kontrolü Ders Notları, (1994)İstanbul M.H.Freeman, “Pollution Prevention and Foundries”, Industrial Pollution Prevention Handbook, McGraw-Hill Inc, (1995), New York H.F.Lund, “Pollution Control in Foundry Operations”, Industrial Pollution Control Handbook, McGraw-Hill Inc, (1971), New York OSHA, “Personal Sampling for Air Contaminants”, OSHA Technical Manual TED 1- 0.15A, (1999), New York A.C.Stern, “Pollution Control in Foundry”, Air Pollution, Academic Press Inc, (1977), London